Translate

5 Şubat 2014 Çarşamba

BU YÜZDEN BAŞINI EĞME,BAŞIMI EĞDİRTME !!!

Kim bilir; bir gün yine bu şehirde imkânsızı hiçe sayıp karşılaşırsak ve adımların adımlarıma yalpalarsa yanımdakine aldırma. Müstehcen gözlerini göz hizama getir. Biz her zaman kaçak suçlular gibi yüreğimizde prangalarla yaşadık. O gün geldiğinde bir kez olsun beni kırmadan zincirlerini kır. Biliyorsun; cennetim ayaklarının altında değil bakışlarındaydı. Aksi olsa gidişin beni cehennem çukurlarına atmaz ve tenimi her zerresine kadar yakmazdı! Eksik kalanlarımıza rağmen ben seni aklımdan çıkarmıyorum. Yaşanmamış neyimiz varsa gözümü kırpmadan keşkelerimin taburesine çoktan vurdum. Çığlıklar arasında ölüşleri öpüşlere çevirmeyi öğrendim. Sende hiçbir zaman pişman olma. Unutma sevgilim; sen benim iyi ki diyebildiğim tek doğrumsun. Bu yüzden başını eğme, başımı eğdirtme.
İlk sözüm ise hâlâ son sözümün kehanetidir.

Hiç yorum yok: